Tarkan konserinden izlenimler

1378397023758Göbek atan teyzelerin, genç kızların, başörtülü güzel kadınların, az sayıda şaşkın adamın, kıpır kıpır çocukların, sosyetenin mühim karakterlerinin, Tarkan sahneye çıkmadan tam üç saniye önce kendilerini magazin kameralarının önüne atan ünlülerin arasından bildiriyorum

Evet gittim, geçen hafta ben de “fena halde” Tarkan konserindeydim. Yıllardır gitmemiştim. Hem Tarkan hem de seyircisiyle ilgili güncellemeler yapayım, bilgileri tazeleyeyim diye yola çıktım, kendimi Açıkhava’nın merdivenlerinde buldum.
Efendim Tarkan konseri bir âlem oluyor. Bir defa paparazzi dolu ortalık. Bütün magazin muhabirleri sahne kenarlarında özellikle ön sıralara odaklı bir bekleyiş içinde. Onlar ünlü peşinde, ünlüler de kendilerini gösterme derdinde.
Dışarıdan baktığınızda bu manzaraya şöyle diyorsunuz: Ben çıkaramadım ama burada ünlüler olmalı. Ve bakmaya başlıyorsunuz.
Eğer hafif gündemden dışarı kaymış bir ünlüyseniz veya ünlü adayıysanız Tarkan konserlerine gitmelisiniz.
Ön sıralarda dolanıp çok işiniz varmış ya da çok eğleniyormuş gibi ayakta durun, büyük mimiklerle hareket edin (büyük oynamak denir ya). Etrafta tanıdık (!) arayın, uzun uzun yukarı sıralara (!) bakın. Olmadı Tarkan sahneye çıkmadan iki saniye önce ayağa kalkıp
rol çalın ki hem salon hem kameralar size odaklanabilsin.

Bir pop konserinde duyabileceğiniz en iyi müzik
Seyirci Tarkan’a bayılıyor. Gerçekten adam kaşını kaldırsa çığlıklar, yukarı doğru bir bakış atsa alkışlar. Tarkan konserin başında tutuktu. Herhalde bu “Gezi” ortamında her gün birileri mağdur olurken ben nasıl oynayıp eğleneyim diye düşündü. Sonra kalabalık coşunca o da kaptırıp koyverdi.
Sahne ışıklarını, orkestra düzenini çok beğendim. Tarkan olgunlaşmış, kıyafetleri de eski dönemlere göre sadeydi. Normalleşmiş bir süperstar vardı karşımızda.
Oynamak diye bir şey var ya. Hadi kalk da biraz oynayalım. İşte Tarkan konserindeki enerjinin temeli “oynamak”. Oynayınca herkes mutlu, herkes gülüyor, herkes aynı. Fark mark kalmıyor ortada.
Tarkan Türkiye’nin en iyi sahne müzisyenleriyle çalışıyor. Basta Alp Ersönmez, gitarda
Can Şengün, klavyede Moğollar’dan tanıdığımız Serhat Ersöz. Davulda Volkan Öktem hepsi şahaneydi. 12 kişilik ekibin tamamını sayamıyorum, hepsine tebrikler. Tarkan sanırım Türkiye’de bir pop konserinde duyabileceğiniz en iyi müziği elde ediyor sahnede. Benim açımdan Açıkhava’da Caz Festivali zamanı dinlediğim gruplardan aşağı kalır yanları yoktu.
İki bölümlük konserin ikinci yarısı akustik bir düzenle açılıyor. Bu bölümdeki yorumlar da gayet iyiydi. Tarkan şarkılarının melodi kalitesi hem yüksek hem de Türk dinleyicisine çok uygun. O yüzden şarkılar akustik halleriyle daha da etkili. Alaturkayı popa en iyi aktaran isim olabilir Tarkan.

Baskı ortamında “diklenmeden dik duran” isimlerden
“Verme” büyük alkış aldı (“Akıl verme, vereceksen huzur ver”). Özellikle şarkı sonunda Tarkan’ın yaptığı “Yeter artık dır dır konuşma” demeye gelen el işareti. Bunun gündemle ilgili bir ifade olmadığını kimse söylemesin bana. Tarkan şu baskı ve bunaltma ortamında “diklenmeden dik duran” isimlerden.
Başörtülü çok çok hoş kadınlarımıza tanık oldum. Süslenip püslenip gelmişlerdi konsere. Hep beraber eğleniliyordu. Bunu ayrımcılık kokan bir cümle olarak algılamayınız.
Ortamı aktarıyorum. Muhafazakar ailelerin yeni kuşak fertlerinde de Tarkan sevgisi büyük bu duruma bakılırsa. Zaten bir kuşak sonra her kesimin birbirini kucaklayacağı, öğretilmiş önyargıların sona erdiği bir Türkiye göreceğiz. Şimdilik sadece konserlerde bu manzara maalesef…
Mehmet Tez
milliyet.com.tr