Bir Starın Hikayesi – Yusuf İzel 4

‘Çıplak Kral’ silueti…
Türkiye’ye son gelişinde uzamış saçları, kirli sakalı ve kıl fışkıran göğsüyle pek ‘maço’ bulunmuştu. Ama o ‘kendimi keşfettim artık’ diyor ve kasılmıyordu.
Sürmeli gözleri, baygın bakışları, kıvrak danslarına kızlar vurulmuştu. Bıçkın delikanlılar ise bağrı göbeği açık, etrafa öpücükler saçan bu gence pek sempatiyle bakmadılar. Öyle ya ‘erkekliğin raconunda’ var mıydı öyle kırıtmak… Her şeye rağmen bir süre sonra Tarkan yarattığı efemine havayı çok az insana nasip olacak bir hoşgörüyle kabul ettirmeyi başardı… Türkiye’ye son gelişinde uzamış saçları, kirli sakalı ve kıl fışkıran göğsüyle pek ‘maço’ bulunmuştu. Ama o ‘kendimi keşfettim artık’ diyordu. Zaten eskisi gibi de kasmıyordu kendini. O malum fotoğraflardan birkaç gün önce yaptığı son röportajda da şöyle diyordu: ‘Sahnede herkese yeşil ışıklarımı yakıyorum. Ama o ışıklar kendi kendine yanıyor… Evet, çünkü ruhumda var bilmemnelik’… Henüz o ‘ışık’ sözcüğünün manasını çözemeden 7 Haziran gecesi Show TV’de Tarkan’ı yakan fotoğraflar saçılıyordu ortaya… Ve Kral, suskun geçen birkaç günün ardından, işaret parmağıyla gökyüzünü göstererek, ‘Bir tek oraya hesap veririm’ diyordu… Belki de o gün orada kolu kanadı kırılmış ‘Çıplak bir Kral’ın siluetini işaret ediyordu. Ve herkes gibi kendisi de biliyordu, ‘Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı’…

UZMAN GÖZÜYLE
‘Starlığı hak ediyor’
Aslında Tarkan’ın bu kadar başarılı olmasında bir değil birçok neden var. Tarkan, aldığı eğitimle, ses rengiyle, yapıcılığı, iyi niyeti, barışçılığı, hitap şekli, seçtiği eserler, toplumun tercihlerini algılama biçimi, değişen şartlara ve toplumsal isteklere cevap verebilme ve sadece gençliği değil yaşlıları bile etkilemedeki başarısıyla gerçek bir star olmayı hak ediyor.
‘O daha Batılı’
Aslında Emrah, İbrahim Tatlıses hayranlarından pek farklı değil onun hayranları da. Bugün Tarkan’ın şarkılarıyla ağlayanlar, dün Kayahan’ın şarkılarına ağlıyorlardı. Ama Tarkan’ı diğerlerinden farklı kılan bazı özellikleri var. Bunlar fiziği, sesinin güzelliği ve de belki aykırı bir tip olması. Onun konserlerine gidenler, kendilerini daha bir Batılı hissediyorlar. Tarkan hayranı olmak, o kişiye daha bir Batılılık katıyor sanki.’
Can KOZANOĞLU (Sosyolog-Yazar)
Tarkan kendisini çok az insana nasip olacak bir hoşgörüyle kabul ettirdi…
‘Cinsellik, sadece oynadığı bir rol’
Tarkan yarattığı efemine havayla bir kuralı bozmadı, sadece akan nehrin ortasına daldı. Zaten ondan önce Zeki Müren, Bülent Ersoy gibi sanatçılar tabuları yıkmışlardı. Tarkan bu anlamda o mirasa kondu. Ben Türk toplumunu anlamakta zorluk çekiyorum. Toplumu iki yüzlü ve çifte standartlı olarak değerlendiriyorum. Tarkan’ın cinselliğine gelince, dans figülerini müziğinin bir uzantısı olarak değerlendiriyorum. Tarkan’ın cinselliğinden hoşlanıyor bu millet. Ama Tarkan’ı sadece cinselliğiyle şöhret olmuş birisi olarak algılar ya da bu şekilde lanse edersek ona son derece haksızlık etmiş oluruz. O sesiyle ve düşünceleriyle de büyüklüğünü kanıtlıyor. Belki de cinselliği onun sanat evrimi içinde oynadığı bir roldür.
aksam.com.tr

Bir cevap yazın