Amerika rüyamı Ahmet San yıktı

Tarkan iki sene menajerliğini üstlenen Ahmet San’dan olaylı ayrılışının ardından ilk kez konuştu. Tarkan, San’la pek uzlaşmaktan yana bir tavır içinde değil. İki yıl boyunca birçok konuda kandırıldığını, dolandırıldığını ve Amerika’daki üç yıllık emeğinin de boşa gittiğini belirten Tarkan, Ahmet San’a uluslararası mahkemelerde dava açacağını söylüyor. Tarkan’ın yalnızca Hürriyet’e yaptığı açıklamalar şöyle:

– Uzun süredir konuşmamayı yeğledin. Neden sustun?..
Bazı gelişmelerin sonuçlanmasını bekledim. Ancak son bir kaç ayda Polygram’ın son albümümle ilgili teklifiyle ortaya çıkan ve bizleri de çok şaşırtan ve yıkan pürüzlerin sonucunda, bazı şeyler artık açıklanmalıydı. En başından başlayalım istersen. Proje, en başta ‘‘Şıkıdım’’la başladı. Amaç, bu şarkının İngilizcesini Avrupa pazarına sunmaktı. Ahmet San, Mehmet Söğütoğlu’dan bu şarkının Avrupa’da temsil haklarını istedi ve yapımcım da bunları ona verdi. Sadece bu şarkı içindi. Daha henüz yabancı bir şirket devrede yoktu.

– Fransız yapımcı Charles İbgui yoktu ortada öyle mi?
Evet, bir kaç şirketle görüşülmüş, ancak bir sonuç alınamamıştı. Charles İbgui’yi otuz yıldır tanıyormuş Ahmet San. Benden söz etmiş. Tanışıldı. Ronny Abitbol diye bir de ortağı var İbqui’nin. New York’a gidildi ve parça kaydedildi. O dönemde ben İngilizce bilmiyorum. Ezberleyerek, telaffuzunu da çalışarak şarkıyı kaydettik. Charles’ın sonuçtan iştahı kabardı ve şarkıyı dünya marketine sunmanın yollarını aradı.

– Atlantic nasıl devreye girdi?
İbgui ortağı Ronny Abitbol’un Atlantic’te Jason Floom diye bir arkadaşı vardı. Vice President’i Atlantic’in. O dinledi ve Ertegün’e götürdü. Derken Charles İbgui ile Ertegün arasında ve benle de Charles arasında bir sözleşme yapıldı.

– Atlantic, albümü sadece dağıtacaktı öyle mi?
Evet, albümün dağıtımını ve tanıtımını üstlenmişti Atlantic. Asıl sözleşme imzaladığım kişi Charles İbgui’ydi. Ahmet San’ın bu olaydaki rolü sadece beni Charles İbgui ile tanıştırmış olmasıydı. Yani bana Amerika kapılarını o açmadı. Hatta Ahmet San ile Ertegün o gün yapılan imza töreninde tanıştılar.

ALDATILDIM

– Peki sonuçta kontratı inceleme fırsatı buldunuz?
Elbette, bana anlatıldı, izah edildi. Bazı maddelere itiraz ettim. Sonuçta iyi gibi görünüyordu her şey, yine de emin değildim. Oradan ayrıldığımda kendimi çok kötü hissetmiştim. Ve yıllar sonra öğreniyoruz ki feci bir biçimde aldatılmışım. Herşeyimle onların esiri olmuşum.

– Bundan sonra ne yapacaksınız?
(Avukatı Süheyl Ataylı yanıtlıyor) Kontrata göre doğacak uyuşmazlıklar konusunda New York mahkemeleri yetkili. Dolayısıyla bizim yapabileceklerimiz sınırlı. Ama yine de elimiz kolumuz bağlı değil. Biz hâlâ insanlar bir araya gelebilir, bir şeyleri halledebilir diye düşünüyoruz. Uzlaşma olmadığı takdirde mahkemelerle sonuca ulaşabileceğimize inanıyoruz.

– Şimdi Amerika projesi tümüyle bitti mi?
Hayır, asla buna inanmak istemiyorum. Prodüktörüm beni hemen her gün arıyor. Şarkılar hazır. Üzüldüğüm, beni sevenlerin ve kamuoyonun haklı olarak üzerimdeki baskı ve beklentisi. Onların yüzünü kara çıkarmak istemiyorum. Bu sorunların üstesinde geleceğim ve dünya müzik pazarında mutlaka bir albümün olacak.

– Ahmet San’dan ne zaman ayrılmaya karar verdin?
Ahmet San’ı aslında altı ay içinde tanıdım. Ve o andan itibaren ayrılacağımı biliyordum. Ama birbirimizden çok yararlandık. Onun elinde para kazanmak için daha iyi bir malzeme yoktu. Benim kimsenin hakkında gözüm yok. Ama o benim iyi niyetimi ve güvenimi kötüye kullandı. Benimle ilgili yaptığı anlaşmalarda yapacağımız işler için hep çok küçük bütçeler ayırdı. Diğer paraların nereye gittiği konusunda hiçbir fikrim yok. Son dönemlerde ayrılma isteğimi hissettiği sırada bana sürekli bir şeyler imzalatmaya çalıştı.

– Son tartışmada senin boğazına sarılmış?
Ahmet San gibi koskoca bir adamın, işi böylesine saçma açıklamalara kadar götürmesine insan üzülüyor aslında. İnönü konseri öncesi son tartışmamızda evdeydik. O gece beni en sinirlendiren şey, gözümün içine baka baka yalan söylemesiydi. Tartışma alevlendi ve o kendine hakim olamayıp üzerime yürüdü ve ben de sakin olmazsa polis çağıracağımı söyledim. Öyle boğazıma falan sarılmadı, bunlar çok komik…

– Uzlaşacak mısın?
Asla bundan yana değilim. Ancak çevremdekilere de hak veriyorum. Çünkü huzur içinde çalışmalarımı sürdürmek istiyorum. Ama insanlar bazı hatalarla ilgili cezalarını çekmeliler.
hurriyet.com.tr

Herkül

herkul1

HERKÜL – SOUNDTRACK 5.Şubat.1998

Yolumdayım
Yüce Zeus/Yolumdayım


YOLUMDAYIM
Çok uzak bir yer hayallerimde
Hazır herkes kollar açık bekler
Yüzümü gören umutlar saçan
Evine geldim mutlu ol diyen insan
Vız gelir korkmam
Bulurum ben yolumu
Güçlüyüm yılmam
Aşarım ben zorumu
Gidilen yollar beni hep zorlar
Aşabilsem
Evime giden yolu bulurum
Vız gelir korkmam
Bulurum ben yolumu
Güçlüyüm yılmam
Aşarım ben zorumu
Gidilen yollar beni hep zorlar
Aşabilsem
Evime giden yolu bulurum


YÜCE ZEUS/YOLUMDAYIM
İşte oldu bak
Mesafeyi aştım
Yolumdayım bak
Gerçeklerle yüz yüze
Gidilen yollar beni zorlasa da
Aşarım ve evime giden yolu
Bulurum

Vokal: TARKAN
Müzik: ALAN MENKEN
Söz: DAVID ZIPPEL


Walt Disney Pictures Sunar
Orijinal Walt Disney Records Film Müziği

“Herkül” adlı çizgi filmde “Herkül” karakterini Tarkan seslendirdi. Bu filmdeki “Meg” karakterini de Meltem Cumbul seslendirmiştir.

Bu albümdeki şarkıları Tarkan dışında Ricky Martin, Boyzone, Michael Bolton, Sounds Of Blackness, Jocelyn Brown ve Belinda Carlise da seslendirmiştir.

Herkül Tarkan

Walt Disney’in 35’inci uzun metrajlı çizgi filmi olan ‘‘Herkül’’ün önceki akşam Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan galasına, filmde Herkül’ü seslendiren Tarkan ve Megara’yı canlandıran Meltem Cumbul da katıldı. Galaya koruma ordusuyla gelen Tarkan, izleyiciler arasında yer alan Süreyya Ağaoğlu Çocuk Derneği öğrencileri tarafından uzun süre alkışlandı. Herkül’ün gösteriminden önce sahneye çıkan Tarkan, seslendirmeden aldığı ücretin 20 bin dolarını, Süreyya Ağaoğlu Çocuk Derneği Başkanı Hale Dicleli’ye çek olarak takdim etti.

Galaya bir telgraf gönderen Berna Yılmaz da, Tarkan’ı kimsesiz çocuklara yaptığı bu yardımdan ötürü kutladı. Geceye katılanlar arasında, Herkül’ün tüm galalarında yer alan ve çizgi karakterlere çok benzeyen Yunanlı Anna Maria Hontzopoulou ve Jorgos Symeonidis de vardı. Ülkemizde cuma günü gösterime girecek olan filmde Herkül ve Pegasus tiplemelerinin çizimini uluslararası üne sahip animatörlerimiz Şükrü Şahin Ersöz ile Tahsin Özgür gerçekleştirdi. Amerika’daki gişe hasılatı ekim sonu itibarıyla 100 milyon doları aşan Herkül, ‘‘blockbuster’’ olarak nitelenen en çok iş yapan filmler arasında girdi.
hurriyet.com.tr

En sonunda ben de aldım

Hayli mutlu olduğu gözlerinden okunan Tarkan, ödülü eline aldığında gerçekten heyecanlandığını söylüyor. Aslında geçtiğimiz yıllarda bu ödülü almayı beklediğini söyleyen genç sanatçı, ‘‘İçten içe hep bunu bekledim. Ben ülkemizde verilen pek çok ödülün güvenilirliği konusunda çok emin değilim. Ancak bu kez farklı, çünkü Altın Kelebek’i okuyucular, yani beni dinleyenler seçiyor. Bu yüzden değerli ve önemli benim için…’’ diyor. Tarkan en çok ‘‘Türk Pop Müzik Solisti’’ tanımlamasını beğendiğini vurguluyor. Solist kelimesinin ‘‘ses’’i ön plana çıkardığını vurgulayan sanatçı ‘‘popçu’’ kelimesinden nefret ediyor…

‘‘Ödüller, insanı daha iyiyi yapmaya zorluyor’’ diye konuşan Tarkan, her zaman yapmış olduklarının daha iyisini yapmayı arzuladığın belirtiyor. Tarkan, ‘‘Ödül almak elbette ki mutlu ediyor insanı, ama hak ederek aldığını bilmek bu coşkuyu ikiye katlıyor. Bu ödülü bana layık görenlerin yüzünü asla kara çıkarmayacağıma söz veriyorum…’’ diyor.
hurriyet.com.tr

Tarkan’ın turnesini 150 bin kişi izledi

3 otobüs ve 2 TIR’la gezdi

Turne 24 gün sürdü. Tarkan bu süre içinde Avrupa’nın 17 büyük kentinde konserler verdi.

Tarkan’ın konserlerini toplam 150 bin müziksever izledi.

Tarkan, konserlerinde yaklaşık üç saat sahnede kaldı ve beş kostüm değiştirdi.

Tarkan’a asistanlar ve teknisyenlerden oluşan elli kişilik bir ekip eşlik etti.

Turne süresince Tarkan’a üç otobüs ve iki tırla birlikte seyahat etti.

Tarkan’ın konserlerinde, 14 kişilik bir orkestra görev aldı.

Yılın son günü Avrupa turnesini tamamlayarak İstanbul’a dönen Tarkan, kısa bir tatilden sonra tekrar yoğun bir iş temposuna girdi. Aralık ayında 24 gün süren ve 150 bin kişiye seslendiği turnesini başarıyla tamamlayan sanatçı, turnenin ortalarında ciddi bir şekilde gribe yakalandı. Zürih’te sahne öncesi hastalandığı halde konsere çıkan ve programını tamamlayan Tarkan, ertesi gün Nürnberg’te vereceği konseri iptal etmek zorunda kaldı. Bir günlük dinlenmeden sonra turnesini sürdüren Tarkan, konser dizisini son gününde Nürnberg’e giderek buradaki sevenleriyle geçikmiş olan buluşmasını gerçekleştirdi.

‘‘Ölürüm Sana’’ adlı son albümünde yer alan şarkıların dışında eski şarkılarına da repertuarında yer veren genç sanatçı, programındaki alaturka bölümüyle de büyük ilgi gördü. Pürüzsüz geçen turnede Paris’teki konser sırasında bomba ihbarı heyecan yarattı ve sanatçının konserini 2,5 saat geçikmeyle vermesine sebep oldu.

SEKİZ BAVULLUK OYUNCAK
Genç şarkıcı bu yüzden turne sonunda sekiz bavula ulaşan bu oyuncakları taşırken büyük problemler yaşamış. Turne bitiminde kısa bir tatil için Amsterdam’a geçen ve Yılbaşı’nı da burada geçiren Tarkan önceki gün Türkiye’ye döndü. 16 Ocak’ta ‘‘Herkül’’ adlı çizgi filmin galasına katılacak olan sanatçı, bu çalışmadan büyük keyif aldığını vurguluyor. Herkül’ün dublaj çalışmasının sonucunda çok memnun olduğunu belirten Tarkan filmde şarkı da söyleyecek ve bu çalışmanın müziklerinin yer alacağı albüm Türk müzik marketlerine de yine Tarkan’ın sesiyle girecek. Önümüzdeki günlerde üçüncü klibinin hazırlıklarına başlayacak olan Tarkan, ‘‘Unut Beni’’ isimli şarkının klip çekimlerini Venedik’te gerçekleştirmeyi planlıyor.
Lale BARÇIN İMER 08.01.1998
hurriyet.com.tr

Viyana’da Tarkan çığlıkları

Geçtiğimiz günlerde 18 konserlik bir Avrupa turnesine çıkan Türk popunun starı ünlü yıldızı Tarkan, turnenin yedinci durağı olan Viyana’da Türk ve Avusturyalı gençlerin hücumuna uğradı. Salon Libero Müzikal’de gerçekleştirilen konserde sahneye çıkan Tarkan, 3500 izleyiciyle karşılaşınca oldukça heyecanlandı. Soğuk algınlığı nedeniyle ses tellerinden rahatsız olan sanatçı, konser boyunca papatya çayı içti. Avusturya’da ilk kez sahneye çıkan ve bu yüzden yabancısı olduğu bir toplumun insanlarına seslenmekten hayli tedirgin olan Tarkan’ın gördüğü yoğun ilgi karşısında morali hayli yükseldi. Sahneye çıktıktan sonra rahatlayan Tarkan, hastalığına rağmen gösterdiği yüksek performansıyla dikkat çekti.

Konser öncesi hayranları, rahatsızlığı nedeniyle Nürnberg konseri iptal edilen Tarkan’ın Avusturya’ya gelip gelmeyeceğini öğrenmek için, sık sık organizatörleri arayarak durumu hakkında bilgi aldılar. Konser sırasında iyice çoşan Tarkan hayranları arasında fenalaşanlara rastlandı, çığlıklar atarak sahneye fırlamaya çalışanlar güçlükle önlendi. Bugüne kadar piyasaya çıkardığı üç albümünde yer alan şarkıları seslendiren Tarkan, iki saat boyunca sahnede kaldı, beş kostüm değiştirdi. Tarkan, konserin finalinden önce, Zeki Müren’in unutulmaz klasik şarkılarını seslendirdi. İzleyicinin ağır tempodan sıkılabileceğini düşünen Tarkan, ‘‘Alaturka söylemeye devam edeyim mi?’’ diye sorunca, aldığı yanıt karşında hayli duygulandı. Sanatçının klasik parçalara devam etmesini isteyen dinleyiciler, Tarkan’la birlikte bütün şarkılara eşlik etti.
Haşim ÖZ-Lale BARÇIN İMER
hurriyet.com.tr